Şimdi bir güçlü kadın filmi ile karşı karşıyayız. Bu güçlü kadın filmimiz Çingene Kraliçe.

Çingene Kraliçe, Başrollerini  Alina Șerban ve Tobias Moretti’ nin canlandırdığı, Hüseyin Tabak’ ın yönettiği 2019 yılı Almanya-Avusturya ortak yapımlı drama filmi. 2019 Tallinn’ de En İyi Kadın Oyuncu (Alina Şerban) ve Ekümenik Jüri Ödülü ile 2020 Avusturya Film Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu (Tobias Moretti) ödüllerini kazanmıştır.

Konusu

Ali, babası tarafından reddedilmiş, evlilik dışı doğmuş iki çocuğuyla Hamburg’da yaşam mücadelesi veren eski boksör Roman bir kadındır. Hizmetçilikten temizlikçiliğe, hatta asbestli inşaatların yıkımın her türlü işte çalışmaktadır. Sömürülmeyi engelleyen gururlu ve öfkeli karakteri yüzünden hiçbir işte de tutunamamaktadır. Çocukları ve ünlü bir yıldız olmak isteyen Mary ile tek göz bir dairede yaşamaktadır. Günlerden bir gün Hamburg’un yaygın yeraltı boks alt kültürünün önemli mekânlarından, bar–boks kulübü karışımı Ritze’de temizliğe gittiğinde, bodrumdaki ringin çekiciliğine kapılarak kum torbasını yumruklamaya başlayan Ali, onu izlemekte olan kulübün sahibi alkolik eski boksör Tekne’nin dikkatini çeker. Böylece ikisi de eski boks yaptıkları günlere iddialı bir giriş yapar. Bundan sonra Ali’ yi sancılı ve zorlu bir süreç beklemektedir.

Doğum ve boks yolculuğu metaforu

Filmin ilk sahnesinde Ali’nin ikinci çocuğunun doğumunun sancısını çekerken görüyoruz. Bu da aslında ileride yaşayacağı boks macerasında ve o maceran öncesinde çektiği zorlukların metaforu aslında. Film bu metaforu mesaj vereyim derken kör göze parmak bir şekilde sunmamış. Fakat aşırı bir sanat kaygısı ile karmaşık bir şekilde sunmamış. Sade ve göze batmayan bir şekilde vermiş.

Oyunculukları verilmek istenen mesaja göre yansıtmışlar diyebiliriz. Alina Şerban, oynadığı Ali rolündeki dışarıda saldırganlığı, hayata tutunma çabasını ama aynı zamanda içindeki kırılgan minik kız çocuğunu ve aynı zamanda ölen babasıyla düşlerinde kurduğu bağı çok güzel yansıtmış. Tobias Moretti’nin oynadığı Tenne ise bize geçmişe duyduğu özlemi ve geleceğe dair umutsuzluğu başarılı bir şekilde yansıtmış.

Bunun dışında film kızının okulda yaşadığı ırkçılığa bağlı zorbalığı, ayrımcılığı, iş yerlerindeki mobingi ve hakkını alamama sorununu, Mary ve Ali arasındaki sıcak dostluğu, kararlılık ve babasıyla kızıyla yaşadığı çatışmaları başarılı bir şekilde yansıtmış.

Teknik açıya gelecek olursak kamera, ışık ve ses başarılı olmuş. Karamsar havayı filmde de sinematografi sayesinde görebiliyoruz. Sanat filmi diye kurgu karmaşık olmamış. Sadece sonu seyircide soru işareti bıraktı diyebiliriz.

Sanat yönetmenliği (kıyafet, mekân, saç-makyaj) gayet başarılıydı. Özellikle Ritze (boks maçlarının gerçekleştiği gece kulübü) başarılı bir seçim olmuş.

Film hakkında son söz

Çingene Kraliçe filmi gerçekçi bir şekilde güçlü kadın filmi. Belli bir ideolojiyi izleyicinin gözüne sokmadan, ideoloji empoze etme kaygısı gütmeden, belli bir kar elde etmeden yansıtılmış bir film olduğu çok açık. Bunları gösterse bile gerçekçi bir şekilde göstermiş.

 

Emojiyle Tepki Verin!
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0

8.3

Benzer Yazılar

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.