İnternette Yazılı Olmayan Ancak Varlığı Bilinen Sıfırıncı Kural: Don’t F**k with Cats! Yani Kedilere Bulaşmayın!

Kedilere Bulaşmayın: İnternette Katil Avı, Kanadalı katil Luka Magnotta’yı ve iki yavru kedi öldürdüğü şiddet içerikli videoyu internette paylaşmasının ardından onu yakalamak için Facebook grubunda yürütülen amatör dedektifliği konu alıyor. 2019 yapımlı üç bölümden oluşan bu belgeselin yönetmeni Mark Lewis’ tir. Belgeseldeki karakterler gerçek kişilerden oluşuyor. Bu kişiler bizzat olayı yaşamış kişiler. Belgeselin son bölümünde bayrakları asmak isteyeceksiniz. Bu belgesel, izleyiciler tarafından en rahatsız edici belgesel olarak nitelendiriliyor. Hayvanlara yönelik işkenceler açık seçik gösterilmiyor fakat güçlü bir betimleme yapılıyor. Yine de hassas bir yapınız varsa seyretmemenizi tavsiye ederiz.

Bu üç bölümlük belgesel dizimiz yüzü çok belli olmayan genç bir adamın kedileri öldürme videoları attıktan sonra bu adamın yakalanması için bir facebook grubu açılmasıyla başlıyor. Bu facebook grubu adamın kim olduğu, yaşadığı yeri, nerelerde olduğu veya satın aldığı şeyleri bile derin bir şekilde araştırmaya başlar. Bu hikâye katil kovalamacanın yanı sıra zorbalık, nefretle oluşan ün ve maktulden çok katilin anılması gibi konuları da içeriyor.

İzlediği Dizi ve Filmlerden Etkilenen Narsist bir Katil.

Katilimiz dikkat çekmeye çalışan, şizofreninin yanı sıra narsizm eğilimi olan bir karakter. Çocukluğunda eşcinsel olduğu için zorbalığa maruz kalmış. Zorbalık nedeniyle arkadaş edinemeyince de filmlerle içli dışlı olduğu belgeselde annesi tarafından belirtilmiş. Sahte isimleri de genelde filmlerden seçmiştir. Bu yüzden de izlediği filmlerle de parasosyal etkileşim içinde olduğunu da görüyoruz. Önceleri oyuncu olmak istese de başarılı olamayan, bunun üzerine eskortluk yapan, daha sonra daha da ilgi çekmek için artık canice cinayetler işlemeye başlıyor. Yani nefret üzerinden ünleniyor. Cinayetlerin amaçları hedonizm değil, tamamen ilgi çekmek, bunu yaparken de yakalanmamak.

Sürükleyici, Seyir Zevki Yüksek ve Bir O Kadar da Ürpertici Bir Hikayesi Var.

Kurgusu çok başarılı bir şekilde hazırlanmış bir belgesel. Konuya odaklıyor. Konudan konuya zıplamıyor. Sürükleyici, seyir zevki yüksek ve bir o kadar da ürpertici bir hikayesi var. Böyle bir olayın 8 sene önce gerçekleşmiş olması daha da dehşet verici. Dedektiflik ve polisiye hikayeleri sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken türden. Bir diğer beğendiğim noktalardan biri bir suçluyu kahraman gibi göstermiyor oluşu. Yani Narcos’ ta Pablo Escobar gibi insanların kanıyla beslenen bir uyuşturucu baronunu dizide halk kahramanı olarak gösterme çabası gibi bir çabaya girmemişler. Nasılsa onu göstermişler. Biri belgesel biri dizi diyebilirsiniz fakat bana göre öldürmek veya bir mafya babası meşru gösterilemez.

Eksik bulduğum yanı bazı bilgiler eksik kalmış. Özellikle katilin profili eksik gösterilmiş. Aile yapısı, yaşadığı bölge, varsa travmatik ve istismar vakası hakkında ayrıntı vermemiş. Çünkü bir seri katilin profili bu tip belgesellerde önemlidir. Bir başka akılda kalan soru ise videolarda ikinci bir kişinin eli. Bu soru belgeselde aydınlatılamadığı için seyircinin aklında koca bir soru işareti bıraktı.

Son söz hayvansever kadının sonlarda söylediği “Acaba bizim de payımız var mı diye vicdan azabı duyuyorum” dediği nokta işte bahsettiğim. İstediği şöhreti vermekte payı olmamalı insanların. Sonuçta kötü şöhret çoğu zaman ünü daha çok artırır. Katilimizin isteği de ilgi çekmek. Bu bir gerçek. Katil tarafından feci şekilde öldürülen Jun Lin’in yakın arkadaşı olan Benjamin Xu’nun da dediği gibi “ Herkes o katilden söz edecek fakat kimse Jun Lin’i hatırlamayacak.”

Emojiyle Tepki Verin!
+1
1
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0

FilmEtkisi Puanı

8

Benzer Yazılar

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.