Şu anda sizleri gökkuşağının bittiği yere götürüyoruz. Orası neresi mi? Birazdan öğreneceksiniz. Şimdi sizlere Eyes Wide Shut filmi hakkında detaylar vereceğiz. Tabi önce filmi kısa bir tanıtmadan olmaz. Şimdi başlıyoruz. Stanley Kubrick’ in son filmi olan Eyes Wide Shut, senaryosu Arthur Schitzler’in Dream Story romanından uyarlanmış 1999 yapımlı gizem/gerilim filmi. Başrollerini Tom Cruise ve Nicole Kidman üstlenmiştir.

Psikanaliz ve cinselliği tema eden filmde Doktor Bill Harford (Tom Cruise), eşi Alice’in (Nicole Kidman) o güne dek gizlediği cinsel arzularını öğrenince, hayatında şüphe, korku ve cinsel keşiflerle dolu yeni bir sayfa açılır. Piyanist bir arkadaşı vasıtası ile katıldığı gizli bir örgütün partisi ve bu partiye katılmasıyla gelişen uzun ve macera dolu bir gecede yaşanan kâbus dolu saatler anlatılmaktadır.

Harford Ailesindeki Önemli Değişiklik

Eyes Wide Shut özellikle gizli yapılanmalara (Masonluk, İlluminati) değinmesiyle büyük bir ilgi çekmiştir fakat uyarladığı roman bu konulardan hiç bahsetmemiştir. Ayrıca kitapta Bill Harford Yahudi olmasına rağmen Kubrick, kendi filminde Harford ailesini üst sınıf beyaz ailesi olarak değiştirmiştir. Burada da Kubrick’in kendine göre değişikler yaptığını görüyoruz. Bu değişikliklerle bizlere bir şeyler anlatmaya çalışıyor olabilir. Bunun gibi birçok ayrıntı olan bu filmin size bazı önemli sahnelerini anlatacağım.

Filmdeki İsim Tesadüfleri

Çiftimiz, filmin ilk sahnelerinde bir partiye katılır.  İleri gelenlerin olduğu bu partide gizemli bir adam Alice ile konuşmaya başlar. Adamın adı Sandor Szavost ve Macar. Size birini hatırlattı mı? Evet, Satanizmin kurucusu Macar asıllı Anton Szador. Paralel zamanlarda da Bill’ in yanına iki kadın geliyor. Kadınlardan biri Bill’ e Rockafeller Plaza’da çalıştığını söylüyor. Daha sonra iki kadın Bill’in koluna giriyor. Bill onlara nereye diye sorar. Onlar “Gökkuşağının bittiği yere.” Der (Bunun anlamını yazıdan sonra açıklayacağım.). Hem Rockafeller’ ın hem de Anton Szador’un isminin geçmesi bit hayli ilginç geldi. Sonrasında Doktor Bill’i acil olarak çağırırlar. Bir kadın uyuşturucu komasına girmiştir. Neyse ki Bill o kadının hayatını kurtarmıştır. Bu kadını ilerleyen zamanlarda da göreceğiz.  

Harford Ailesi Hakkında

Doktor Bill’in şu aralar eşiyle krizlerin patlak verdiği bir evliliği vardır. Bu da aslında her şeyin bir başlangıcıdır. Alice, resim galerisi kapatılan, evde ev işi yapıp çocuk bakmaktan sıkılmış bir karakter. Onu sık sık aynalarla görüyoruz. (Aynalar, zihin kontrolünde kullanılan, arzuları gösteren, başka dünyalara açılmayı temsil eden bir araçtır.) Kocasıyla sevişirken bile kendisini aynadan seyrederek zevk alır. Bir gece Alice kıskançlık krizine girip başka bir erkekle kurduğu fantezileri tek tek açıklar. Otelde gördüğü deniz subayını rüyalarında gördüğünü ve onun hakkındaki fantezilerini itiraf eder.

Kubrick’in Harford çiftini beyaz Amerikan ailesini seçmesinin nedeni aslında Amerikan rüyasının iç yüzünü göstermek istemesidir. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var; filmin çekildiği dönemlerde Tom Cruise ve Nicole Kidman evliydi ve Kidman’ın sevişme sahnesi çekildiği esnada Kubrick, Cruise’ un sete girmesini yasaklamıştır.

Filmdeki Çarpıcı Olaylar

Bill bir gün piyanist bir arkadaşının çalıştığı bir kafeye gider. Piyanist arkadaşı kendisinin bilmediği bir yerde piyano çaldığını, gözleri kapalı bir şekilde çaldığını ve içeriye parola ile girildiğini söyler. Doktor merak edip nasıl gidileceğini sorduğunda şehir dışında girişte bir şifresi olan büyük bir ev olduğunu ve maske takmanın şart olduğunu söylüyor (Şu anda taktığımız cerrahi maskelerden değil tabi 😊). Peçeteye de evin şifresi olan FIDELİO (Sadakat) yazar.  Doktor Bill tarif edilen eve gider ve gittiği ev de gerçekte Rotshchild Malikanesidir.  Doktor Bill evin içine girerken korkunç ve tuhaf bir ritüelle karşılaşır

Dananın kuyruğunun koptuğu yere geldik. Ayinde çıplak kadınlar ve kırmızı cüppeli elinde tütsü ile gezen bir rahip vardır. Ayinin sonunda o çıplak kadınlar seçtikleri adamlarla cinsel ilişkiye girmeye başlıyor. İçlerinden bir kadın Bill’i seçiyor fakat seçmesindeki niyet tamamen farklıdır. Kadın Bill’e tehlikede olduğunu, gitmezse öleceğini söyler. Bill’in burada olduğunu anlayan rahip onu sorguya çeker. Onu uyaran kadın onun yerine ceza çekmeyi kabul eder ve Bill’i konuyu araştırmamak üzere serbest bırakırlar.

Ertesi gün kadının yüksek dozda uyuşturucudan öldüğünün haberini alır. O kadın aslında ilk sahnelerde uyuşturucu komasından kurtardığı kadındır. Bu da bize aslında yüksek dozda uyuşturucudan ölen ünlüleri hatırlatmadı değil. Aslında bu insanların örgüt içi hesaplaşmalardan dolayı öldüğünün şüphesi kafalarda oluşmadı da değil. Ki bu tip örgütler son derece güçlü ve gizlidir. Bundan dolayıdır ki uzun yıllar boyunca ayakta kalmışlardır. Bu örgütlere girmek zor, çıkmak daha da zor. Olası bir hatada bedeli çok ağır olur.

Bu olaylardan sonra takip edilen Doktor Bill eve gider. Karısı uyanır ve rüyasından bahseder. Rüyası bu ayinlerin aynısıdır. Acaba karısı nasıl oldu da bu rüyayı gördü? Daha önceden bu ayinlere mi katıldı yoksa sanat galerisi vasıtasıyla mı bu insanları tanıdı? Bunlar tamamen merak konusu.

İkinci detay ise ayin sırasında giyindiği kostümleri vereceği esnada taktığı o maskenin olmadığını fark eder. Daha sonra eve döndüğünde karısı uyurken yatağının baş ucunda ayinde taktığı maskeyi görür. Hem takip edilmesi hem de maskenin orada durması onun artık izlendiğinin ve örgütün gücünün gösterdiğinin ayan beyan belirtisi.

Kafa Dağıtmalık Bir Film Olamaz, Olması Teklif Dahi Edilemez.

Detay, şifre ve gizem sevenleri doyuracak bir film. Detaylar özenle hazırlanmış diyebilirim. Özellikle dekor ve diyalog kısımlarında şifrelemeleri fark edebiliyorsunuz. Bu film diğer sanat filmleri gibi kafa dağıtmalık bir film olamaz, olması teklif dahi edilemez. Özellikle konu Kubrick filmleri ise. Kubrick filmlerinde en ufacık iğnenin, iğnenin duruşunun ve iğnenin filmde tutulduğu sürenin bile bir anlamı vardır. Bu anlamların her biri ayrı bir tez konusu olabilir. Çünkü Kubrick filmleri mükemmeliyetçilik üzerine kuruludur ve bu da Kubrick’ in imzasıdır. O yüzdendir ki bir yılda çekilecek filmleri 4-5 yıl sürer.

Bulmacalı ve Kafa Karıştırıcı.

Olumsuz taraflarından biri de detay ve gizli mesaj sevmeyenler için seyir zevki sevki sunmayacağının kesinliği. Sürekli şifreler var ve yönetmen izleyicilerin bunu çözmesini istiyor. Yönetmen bize adeta bulmaca çözdürüyor. Tabi bu Kubrick’in tarzı. Neredeyse her filmini izlerken filmlerinin neredeyse her sahnesinde bulmaca ve şifrenin gizlendiğini fark edebilirsiniz. Bir başka olumsuz yönü bazen hiçbir şeye varamayacağını hissediyorsunuz. Olaylar gelişiyor fakat bir sonuca varılmıyor. Bu da yine klasik olay örgülü film seven izleyicilerin bu filmi pek sevmeyeceği anlamına geliyor. ‘Aaa, Kubrick sevilmez mi!’ diyecek olanlar var fakat herkes her şeyi sevemez. Evet, Kubrick’ in filmleri şaheser. Buram buram sanatsallık kokusu geliyor fakat bazıları sevmiyor diye o kişilere burun kıvırmak acımasızca olur diye düşünüyorum.

Emojiyle Tepki Verin!
+1
2
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0

FilmEtkisi Yorumu

10

Film Etkisi olarak bu gökkuşağının bittiği yere, yani her şeyin (Masonluğa göre) sonuca bağlandığı kısma geldik. Film en az Kubrick’ in diğer filmleri kadar şaheser niteliği taşıdığı için bu filme puan vermiyoruz. Vermek de bizce çok uygun olmaz. İyi seyirler.

Benzer Yazılar

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.