31. Sundance Film Festivali’nden ‘En İyi Yönetmen’ ödüllü The VVitch: A New-England Folktale, başrollerini Anya Taylor-Joy, Ralph Ineson, Kate Dickie ve Harvey Scrimshaw’ın paylaştığı, Robert Eggers’in yazıp yönettiği 2015’te yayınlanan uzun metrajlı ABD Kanada ortak yapımı korku filmidir.

17. yüzyılda İngiltere’de yaşayan William ve Katherine çifti, beş çocuğuyla birlikte ıssız bir ormanın içerisinde Hristiyan kurallarına sıkı sıkıya bağlı bir şekilde yaşamaktadır. Aile düzenleri ise beklenmedik garip olayların ortaya çıkmasıyla sarsılmaya başlar. Yeni doğan çocukları Sam, ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolması ailenin başına gelecek büyük felaketlerin habercisi olur.

Halk hikayelerinden ve cadı mistisizminden esinlenmiş bir film var karşımızda. Aynı zamanda cadı mahkeme kayıtları ile de desteklendiği filmin sonunda belirtmişler. Burada büyülü ve sihirli şeylerden biraz daha uzak, daha gerçekçi şeyler görüyoruz. Adı cadı fakat içinde çok az cadı barındırıyor. Bu da filmi kendi türünden ayırıyor.

ahlak öğretiminin eksik olup dine odaklanmanın kötü sonuçları.

The VVitch filminde şefkatten ve sevgiden çok uzak, katı kuralların ve aşırı bir din baskının olduğu bir aile var. Bundan dolayı her bir ferdin nasıl günahkâr olduklarını görüyoruz. Filmde ailedeki her bir birey aslında bir günahı temsil ediyor. Günahlarını işleyen aile bireylerinin suçu Thomasin’ e atması da şeytan figürüne bir atıftır aslında. Bu günahlar da aslında aileyi yıkıma götüren şeyler. Babanın kibir yüzünden komünü terk etmesi ve karısına yalan söyleyip kızının suçlu duruma düşmesine göz yumması, ergenliğe yeni giren Caleb’in ablasına olan şehvet ve en sonunda bir şekilde şehvetine yenik düşmesi, ikizlerin şeytani şarkılar söylemesi gibi. Bu da bir yandan ahlak öğretiminin eksik olup sadece dine odaklanmanın kötü sonuçlarını veriyor bize.

The VVitch filminde gelişen olaylardan bir tanesi de her olayda anne tarafından sürekli evin büyük kızının suçlanıp şehirde yaşayan ailelere satılarak kızdan kurtulmak istemesi ve bunun yanı sıra annenin evin erkek çocuklarına önem vermesi. Bunu özellikle annenin yapması aslında zamanında annenin de zamanında buna maruz kalıp ataerkil düzeni içselleştirmesi ve zamanında bunları kızına dayatma isteğidir. Kızını satma fikrinin de anneden gelmesi tesadüf değildir. Bu da ataerkil sistemde aslında kadının kadına daha çok zarar vermesine de bir atıftır.

cadı olmaya iten şeyleri, bu itici nedenlerin sonucu yapılandırma sürecini görüyoruz.

The VVitch filminin iyi yönlerine gelelim. Film her açıdan karanlık havayı bizlere sunuyor. Gerek sinematografi gerek müzikleri bize o soğuk havayı ve gerilimi verip filmi bambaşka boyutlara taşımış. Sanki oradaymışız hissi veriyor. Aynı zamanda film üzerine düşündürmesi türünden ayrılıyor.

Bu filmde cadı özelliğinden çok bir kişinin cadı olmaya iten şeyleri, bu itici nedenlerin sonucu yapılandırma sürecini görüyoruz. Bunun yanı sıra film, insanın o bozuk doğası, günah sevap kavramı, inanç ve kibir başarılı bir şekilde yansıtmış.

Bu filmde o dönemlerde W harfinin yaygın kullanılmayışından kaynaklı W harfi yerine iki V kullanmışlar. Ayrıca oyuncular da o dönemlerdeki İngilizce aksanını filmde canlandırmışlar. Bunu da izleyiciye o dönemi hissettirmek için yapıldığını görüyoruz. Bu da film ekibinin o dönemi kusursuza yakın yansıtma isteklerini gösteriyor. Bu tarz küçük detaylara önem verilmesi filmi üst noktalara taşıdığını söyleyebiliriz. 

Oyunculuklar rollerini çok iyi canlandırmışlar. Özellikle Anya Taylor Joy (Thomasin) ve Harvey Scrimshaw (Caleb) oyunculuğu ön plandaydı. İleride bu iki oyuncunun başarılı yapımlarda görebiliriz.

Bu filmde büyü, sihir, süpürgeli cadılar, korku gibi şeyler bekliyorsanız bu film size pek uygun değil. Filmi beğenmeyenlerin bu yüzden beğenmediğini yorumlarda rahatlıkla okuyabilirsiniz.

Emojiyle Tepki Verin!
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0

8.6

Hepinize iyi seyirler.

Benzer Yazılar

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.