The Witcher: Nightmare of the Wolf, hikayesini Andrzej Sapkowski’ nin The Witcher romanından aldığı, Studio Mir tarafından Netflix için hazırlandığı ve yapımcılığını Lauren Schmidt Hissrich’in, yönetmenliğin ise Kwang-Il Han’ ın üstlendiği Güney Kore-Amerika ortak yapımı Witcher evreninde geçen yetişkin içerikli kara fantezi türündeki animasyon filmidir.

Vesemir’ in daha çok genç halini ve Geralt öncesi dönemi göstermiş.

The Witcher: Nightmare of the Wolf filminin hikayesi, ana karakterimiz olan Rivyalı Geralt’ın hocası olan Vesemir’ i konu alıyor. Film, Vesemir’ in daha çok genç halini (genç dememe bakmayın, 70’ li yaşlarda) ve Geralt öncesi dönemi göstermiş. Vesemir para karşılığı canavarları öldürmekten keyif alan bir Witcher. Para karşılığı avcılığı sırasında krallığı tehdit eden bir canavar hadisesi vuku bulurken aynı zamanda geçmişindeki doğru bildiği yanlışlarla yüzleşmek zorunda kalır.   

Filmde karanlık bir tema hakimdi. Film paragöz, yakışıklı ve macerasever olarak bildiğimiz Vesemir’ in zaman içindeki dönüşümü ve bu karakterindeki dinamiklerini anlatmış. Aynı zamanda dizideki bazı boşluklara cevaplar olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin Witcher olma süreci. Bu film bolca kan, şiddet ve vahşet görüntüleri içerdiğinden bu animasyon filmini 15 yaş altı çocuklarla izlemek uygun değil. 15 ve 18 yaş arası çocukların da yetişkin biriyle izlenmesini öneririz.

karanlık havayı bize sunmayı başarmış

Bu filmi sıradan bir animasyon filmi olacağını sanıyordum fakat yanılmışım. Seyir zevkinin yüksek olmasıyla kalmamış. Aynı zamanda karakterlerin iç dünyalarını eksiksiz bir şekilde yansıtmış diyebiliriz. O acımasız Witcher yerine duyguları olan bir Witcher gördük. Film bir Witcher’ ın sancılı değişim sürecini, neden Witcher oluşunu ve aslında sanılanın aksine Witcher’ ların insani yönü bize göstermiş. Fakat karakterlerimiz de melek değil. İyi yönleri kötü yönlerinden daha az gösterilmiş aslında. Yani realist bir bakış açısı var. Çizimler, Witcher’ın ruhunu iyi korumakla birlikte o karanlık havayı bize sunmayı başarmış diyebiliriz. Anime olduğu için evrenin ruhunu verememe endişesi vardı. Fakat izleyerek o önyargı seyircilerde kırılmış diyebiliriz. Bunun yanı sıra geçişler başarılı bir şekilde kurgulanmış, müzikler de yerinde kullanılmış diyebiliriz. 

filmin akışını ve sonunu tahmin edebiliyoruz

Kötü yanından biri ise filmin akışını ve sonunu tahmin edebiliyorsunuz. Hatta öyle ki sonunu resmen gözümüze sokuyorlar. Ters köşe bir olay ya da zekâ ürünü bir iş yok ortada. Buna rağmen yine de kendini izlettiriyor diyebiliriz. Bu da senaryonun sağlamlığını ortaya koyuyor. Ama seyir zevkini baltalamıyor desem yalan olur. Çünkü doğal olarak sürpriz faktörünü azaltıyor. Bir de fazlasıyla Castlevania dizisini andırıyor diyebiliriz.

Emojiyle Tepki Verin!
+1
0
+1
0
+1
0
+1
1
+1
0

7.5

Herkese iyi seyirler.

      Benzer Yazılar

      Yorum Yap

      E-posta hesabınız yayımlanmayacak.